Genel müdürler ve yönetim kurulu üyeleri her gün belirsizlik altında karar verir. Bu kararlar ekonomik açıdan olumsuz sonuçlanabilir. Ancak her olumsuz karar kendiliğinden görev ihlali, her görev ihlali de mutlaka suç değildir.
Özellikle güveni kötüye kullanma isnadında, kararın ceza hukuku bakımından önemli bir mali zarara yol açıp açmadığı ve karar vericinin yükümlülüklerini ihlal edip etmediği incelenir. O dönemdeki bilgi durumu, tahminler, iç karar süreçleri, yetkiler ve hareket alanı önemlidir.
Avukat Hermanussen somut isnadı yalıtılmış biçimde değil, gerçek ve ekonomik bağlamı içinde değerlendirir.